Solucan boku artık bir çeşit stratejik gübre oldu.

Türkiye Solucan Gübresi üreticilerini oluşturduğu Tosgeb Derneği tarafından , Rasim Aydın öncülüğünde bir yıldan beri üzerinde çalışılan Türkiye’nin ilk Solucan Gübresi Yönetmeliği nihayet bakanlıkça  düzenlenerek yayınlandı. Yönetmelik bu hali ile dünya ülkeleri arasındada bir ilk oldu. Türkiye, ülke olarak Solucan Gübresi yönetmeliğini yaparak dünya çapında da öncü bir konum kazandı. Artık üreticiler ürettikleri ürünleri doğrudan solucan gübresi adı altında satabilecekler. Böylelikle ürün 0 KDV kapsamına girmiş oldu bu hem fiyatların çiftçiler nezdinde daha ekonomik elde edilmesini sağlayacak. Şimdi ise gözler solucan gübresi üreticilerine çevrildi. Nitelikli tesisler kurarak kaliteli Solucan gübresi üretecek üreticilerin önündeki en büyük sorun ise sermaye yokluğu, eğer teşvik kapısı açılırsa Solucan gübresi üreticileri dünya çapında öncülüğü üstlenmeye hazır.
ANKARA – Türkiye, Solucan Gübresi Üreticileri Derneği Tosgeb’in öncülüğünde yürütülen çalıştaylar sonucunda ortak bir görüş oluşmasından sonra Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından BÜGEM’in öncülüğünde yeni bir yönetmelik hazırlandı. ‘Tarımda Kullanılan Organik Mineral ve Mikrobiyal Kaynaklı Gübrelere Dair Yönetmelik” başlığı ile yayınlanan hukuk sadece Solucan gübresi adını tanımlamakla kalmıyor, birde solucan gübresinde aranan organik madde oranı ile nemlilik gibi ayrıntıları da kapsıyor.Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, organik, mineral ve mikrobiyal kaynaklı gübrelerin kullanımını yaygınlaştırmaya yönelik ana ögeleri belirledi.Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın Tarımda Kullanılan Organik, Mineral ve Mikrobiyal Kaynaklı Gübrelere Dair Yönetmeliği, 23 Şubat’ta Resmi Gazete’de yayımlandı.

Yönetmelik ile toprakların fiziksel, kimyasal ve biyolojik yapısının iyileştirilmesi, bitkisel üretimde verimliliğin artırılması, insan sağlığının korunması ve çevre kirliliğinin önlenmesi amacıyla, organik, mineral ve mikrobiyal kaynaklı gübrelerin kullanımını yaygınlaştırmak, tanımlamak, bunlara ait analiz metotlarını belirlemek ve bu ürünlerin ithali, ihracı, üretimi, piyasaya arzı ile kayıt altına alınmasına ilişkin yöntem ve ana ögeler belirlendi.

Yönetmelik, eklerinde belirtilen koşulları karşılayan ürünlerin yanı sıra Organik Tarımın Ana Ögesi ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik ekindeki ürünleri de kapsıyor.

Ağır metal sınır değerleri

Buna göre, yönetmelikte yer alan ürünlerdeki ağır metal sınır değerleri, insan ve çevre sağlığını korumak amacı ile yönetmelikte belirlenen ppm(mg/kg) cinsinden değerleri geçemeyecek.

Kalay sadece hayvansal orijinli organik gübrelerin üretiminde kullanılan hammaddelerde ve üretilen son ürünlerde aranırken, fosfor kaynaklarının kadmiyum içermesi ve fosforlu gübrelerde kadmiyum sınır değerinin bulunmaması nedeniyle herhangi bir fosfor kaynağı eklenerek yapılan organomineral gübrelerde kadmiyum ağır metal olarak değerlendirilmeyecek.

Ürünlere, iz element olarak çinko ve bakır eklenmişse bu değerler bitki besin maddesi olarak beyan edilecekler ve ağır metal olarak değerlendirilmeyecek.

 Üretim, İthalat ve İhracat Ön İzni

Yönetmelik kapsamında yurt içinde üretim yapacak firmaların üretim izinlerini, mikrobiyal gübreler ile Organik Tarımın Ana Ögesi ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik ekinde yer alan ürünlerin, ilk ithalatı ile piyasaya arzını ve gerekli görülmesi halinde Yönetmelik eklerinde yer alan diğer ürünlerin ithalini ve piyasaya arzını değerlendirmek üzere bir Kurul oluşturulacak.

Kurulda TOSGEB’inde yeralmasının önü açıldı.

Yönetmeliğin oluşturulması sürecini başından sonuna kadar başarı ile yürüten ve yöneten Tosgeb Derneği, gerekmesi halinde adı geçen kurulda da yer alabilecek. Düzenlemeye göre; Bitki Besleme ve Teknoloji Geliştirme Daire Başkanı, başkanlıkta görevli konu uzmanları ile üniversitelerin toprak bilimi ve bitki besleme bölümünden ve Biyoloji/Kimya alanları uzmanlarından, Çevre ve Şehircilik Bakanlığından, Sağlık Bakanlığından, Etlik Veteriner Kontrol Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünden, Toprak Gübre ve Su Kaynakları Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünden ve Türk Standartları Enstitüsü (TSE)’n den birer, ayrıca ihtiyaca göre Sivil Toplum Meslek Örgütü ve diğer kurum ve kuruluşların uzmanları da yer alacak.

Yönetmelik ekleri ile Organik Tarımın Ana Ögesi ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik Ek-1’inde yer alan ürünleri üretecek gerçek ve tüzel kişiler, üretim izni almak için yönetmelikle belirtilen belgelerle birlikte Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü’ne (BÜGEM) başvuracaklar. Üretim iznine müracaat eden firmaların üretim tesisleri, gerekli görüldüğünde yerinde incelenecek.

Kamu kuruluşları, araştırmaları sonucu elde ettikleri ürünleri pazara arz ederken, bu yönetmelik ve eklerinde belirtilen üretim izni alma zorunluluğu uygulamasına tabi olmayacak.

Yönetmelik eklerinde yer alan ve Ülkeye Girişte Veteriner Kontrollerine Tabi Olan Hayvan ve Ürünlere Dair Yönetmelik kapsamına giren ancak Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonundan (GTİP) dolayı bu kapsamda ithalatı yapılamayan hayvansal menşeli ürünlere ithalat izni düzenlenebilmesi için de BÜGEM’e başvurabilecek.

Yönetmelik eklerinde yer alan hayvansal kaynaklı ürünlere ihracat ön izni Ülkeye Girişte Veteriner Kontrollerine Tabi Olan Hayvan ve Ürünlere Dair Yönetmelik kapsamında Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü (GKGM) tarafından verilecek. Hayvansal kaynaklı ürünler dışında kalan diğer ürünlere ihracat ön izni ise BÜGEM tarafından verilecek.

İthalat ve ihracat ön izinleri Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tek Pencere Sistemi kapsamında yapılacak.

Lisans belgesi ve piyasaya arz

Yönetmelik kapsamında yer alan ürünleri üreterek veya ithal ederek piyasaya arz eden/edecek olan firmalar faaliyetlerini belgelemek amacıyla lisans belgesi almakla mükellef olacaklar. Lisans belgesi için belirtilen belgelerle BÜGEM’e müracaat edilecek.

Ürünleri üreterek veya ithal ederek piyasaya arz eden firmalar da, her bir ürün için ürünü piyasaya arz etmeden önce BÜGEM’e başvurarak tescil belgesi alacaklar.

Yönetmelik eklerinde yer alan ürünler ambalajlı ve tescil belgeli olarak piyasaya arz edilecek.

Yönetmelik kapsamında yer alan ürünlerin ambalaj veya etiketleri, ekte örneği ve açıklamaları verilen etiket ve işaretlemelere uygun olarak yapılacak.

Söz konusu ürünleri üreterek veya ithal ederek piyasaya arz eden kişi ve kuruluşlar, Bakanlıkça belirlenen yöntem ve ana öge kapsamında sağlayıcı, satış ve birikim miktarlarını içeren bilgileri, Gübre Takip Sistemi üzerinden veri sağlanıncaya kadar Bakanlığa gönderecekler.

İthalatı yasak ürünler

Yönetmelik kapsamında yer alan evsel atıklardan çürütme yoluyla yeme dönüştürülmüş ürünler ithal edilerek iç pazara ticari ürün olarak sunulamayacak.

BÜGEM, Yönetmelikteki görevlerinden bazılarını kısmen veya tamamen il müdürlüklerine devredebilecek.

Yönetmelik ile 29/3/2014 tarihli ve 28956 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tarımda Kullanılan Organik, Organomineral Gübreler ve Toprak Düzenleyiciler ile Mikrobiyal, Enzim İçerikli ve Organik Kaynaklı Diğer Ürünlerin Üretimi, İthalatı, İhracatı ve Piyasaya Arzına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırılırken, yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen tescil belgeleri, geçerlilik süresi bitimine kadar düzenlendiği tarihte geçerli olan hukuka dayanarak kazanılmış haklarını korumayı sürdürecek.

Yönetmeliğin yayınlanmasıyla birlikte kısa bir süre öncesine kadar yasa önünde tanımlanmamış olan ‘solucan gübresi’ kavramı sıvı ve katı olarak adlandırılarak yasal bir ticari ürüne dönüştü.

 

ŞİMDİ SIRADA NACE KODU  ATANMASI VAR

Tosgeb Derneği Başkanı Rasim Aydın, Yönetmeliğin yayınlanması dolayısıyla basınaı gönderdiği bilgi notunda Solucan Gübresinin hem ulusal hem de uluslararası dolaşımını sağlayacak ticari ürün listesine eklenmesi için sürecin başladığını ve kısa süre içinde TOBB tarafından ürünün (NACE)kodunun verilmesiyle Solucan Gübresi üretiminde yeni bir döneme girilmiş olacağını söyledi.

Aydın açıklamasında, üreticilerin dikkatini dış ticaretteki uygulamalara çekerek, “Özellikle Solucan Gübresi dış ticareti için gelen talepleri değerlendirirken, ürünün gideceği ülkenin mikrobiyal nitelik taşıyan ürünlere yönelik dışalım kısıtlamalarına dikkat edilmelidir” dedi.

Aydın; “Bilindiği gibi Tosgeb Derneği olarak üreticilerimizin iradesi ile örgütlenmiş geniş kesimlerden katılımlarla üzerimize önemli bir sorumluluk almıştık. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının sahipliğinde bir yıldan beri yürüttüğümüz çalışmalar nihayet bir aşama kaydetti. 23 Şubat tarihini ‘Solucan Gübresi Şenliği’ olarak ilan ediyorum.

Bu gelinen aşama Tosgeb derneği olarak bir yıl süren çabamızın bir yansımasıdır. Bugün 4 bin dolayında olduğunu sandığımız solucan gübresi üreticileri için en az 300 üreticinin etkin katılımı ile bu işi tanımladık.

Mustafa Bebek Veteriner Ürünleri Halk Sağlığı Dairesi Başkanı
————
Solucan Gübresi Üreticilerinin ilk adresi Veteriner Ürünleri Halk Sağlığı Dairesi olacak, Bu daire tarafından çalışma belgesi almaya hak kazanan üreticiler Gübre üretmek için gerekli üretim belgesini ise Bügem’den alacaklar.

Belirlediğimiz ulusal girişimci hedefine göre ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü – BÜGEM ve Veteriner Ürünleri Halk Sağlığı dairesi uzmanları ile yönetmenlerinin bilim kurulumuzla birlikte çalışması sonucu ortaya çıkmıştır.

Bu nedenle solucan yemi ve solucan gübresi üretimi yapan tüm kesimler için bu kutlu bir gündür. Kısa süre içinde tüm illerimizi de kapsayacak biçimde kumu yönetimi gerekli bilgi aktarımını yaparak üreticilerimizin karşısına daha donanımlı olarak çıkacaklardır.

Ancak unutulmamalıdır ki, solucan gübresi üretimi yeni bir konudur. Henüz kavranmamış onlarca ayrıntı ve içerik vardır. Birikimler bir anda değil, yılların deneyimleri ile oluşur.

Kervan yolda düzülür sözünde de belirtilmek istendiği gibi her gün biraz daha donanımlı olacağız. Bu yüzden mucize beklemek yerine aşama/aşama her bilinmezi araştırmak ve bilinir hale getirmek biz üreticilerin sorumluluğunda olacaktır.

solucan-gübresi

 

Bunu bilimin ışığı ile yapacağız.

Toprakların fiziksel, kimyasal ve biyolojik yapısının iyileştirilmesi, bitkisel üretimde verimliliğin artırılması, insan sağlığının korunması ve çevre kirliliğinin önlenmesi hepimizin ortak amacı olmalıdır.

Yönetmelik, solucan gübresi üretimi için, denetim düzenlemesini Tarım Bakanlığının Veteriner Ürünleri Halk Sağlığı Dairesini temel alır biçimde düzenlenmiştir.

BÜGEM ise çalışma belgesine sahip üreticinin diğer yeterlilikleri de sağlayarak başvurusunu alıp analiz edip yeterliliğini onaylayacak biçimde konumlanmıştır.

BÜGEM bundan böyle solucan gübresi üretim izinlerini sağlayacak daire olup, izin belgesini Veteriner Ürünleri Halk Sağlığı Dairesinin çalışmasına dayanarak yapacaktır.

Yönetmeliğin 1 numaralı ekinin 11. ve 12 . maddesinde katı ve sıvı solucan gübresinin hangi niteliklere sahip olması gerektiği açıkça ifade edilmektedir.

Yönetmeliğe göre organik ürünün adı ‘solucan gübresi’; elde ediliş biçimi ve ana bileşenleri şöyle tanımlanmıştır;

“Bitkisel ve/veya hayvansal kaynaklı atıkların solucanın sindirim sisteminden geçirilmesi sonucu, yerden bağımsız solucan yataklarından elde edilip, bu konuda yazılmış hukuka uygun olarak işlem gören son ürün.”

Sıvı Solucan gübresi ise,

“Katı solucan gübresinin fiziksel ve/veya kimyasal ve /veya biyolojik işleme tabi tutulması sonucu elde edilen çözelti veya süspansiyon haldeki ürün” biçiminde tanımlanmıştır.

Ürünün hammadde içeriği, miktarı ve bünyesinde bulunması gereken bitki besin maddesi içeriği ve diğer ölçütler ise şöyledir:

Organik madde oranı %20, Toplam azot en az %0,5, Organik azot oranında sayısal değer verilmezken, (N+P2+O5+K2O) en fazla %7, Maksimum nem %35 C/N: 8-22, Sıvı solucan gübresindeki organik madde oranı ise, en az %5, organik azot oranına ise bir değer konulmamıştır.

Katı solucan gübresine ait etikette beyan edilmesi istenen EC, pH ve benzeri diğer bilgiler: pH, EC(dS/M) biçiminde ifade edilirken, Sıvıda ise, pH, EC(dS/M) biçiminde kararlaştırılmıştır.

Katı solucan gübresinde etiket üzerinde beyanı zorunlu diğer içerikler ise, Organik madde, Toplam Azot, Organik Azot, maksimum nem ve C/N oranının yer alması istenirken, Suda çözünür potasyum, (K2O) Toplam fosforpentaoksit (P205) Toplam hümik asit+fulvik asit isteğe bağlı olarak beyan edilebilecektir..

Sıvıda ise, organik madde, organik azot oranları yeralacak , ürünün Raf ömrü ise 1 yılı geçemeyeceği beyan edilecektir. toplam azot, suda çözünür potasyum oksit (K2O) Toplam fosfor ve Penta oksit (P2O5) Toplam hümik asit +fulvik asit isteğe bağlı olarak beyan edilecektir.

 

Şimdi ne yapacağız?

Üreticilerimizin ayağa kalkarak ufka bakmalarını ve büyük düşünmelerini öneriyorum. Artık ısıl işlem veya sürekli akış sistemi kurmayı kendine zul saymak yerine, ülkemizin birinci aşamada ihtiyacı olan bir milyon tonluk yıllık kapasiteyi nasıl sağlarız diye düşünmeleri gerekmektedir.

Bu ihtiyacın ne kadarını ben üretebilirim, bunun için hangi teknikleri kullanmalıyım(?) diye düşünmesi gerekmektedir.

Bir de üretilen ürünün gübre olduğu ve hasattan hasada tahsilat yapacağınızı dikkate alarak sağlıklı iş planları yapılması olası parasal darlıkların önüne geçecektir.

Türkiye’nin ihtiyacı, üretilen solucan gübresi miktarından kat/kat fazladır. Çiftçiler henüz bu gübreyi tanımıyor ve neden bunu kullanması gerektiğini bilmiyorken; üreticiye bunu nasıl tanıtacağımıza odaklanmalıyız.

Gerçekte ortalama 1000 nitelikli üreticinin çağdaş işletmeler kurarak her ay ortalama tesis başına 100 ton üretim yapması gerekmektedir.

Bizim girişimcilerimizin kapasite ve cesaretini biliyoruz. En az 2000 üreticimiz bu yükü paylaşarak ve aralarında işbirliği kurarak bunu başarabilirler.

Lütfen sıkı çalışalım ve diğer çiftlik gübresi üreticilerin geçmişte yaptığı gibi çer/ çöp tartışmasına girerek geleceğimizi yok etmeyelim.

Unutmamalıyız ki yaşam boşluk bırakmaz, Bu alanda bekleneni veremez, birbirimiz ile basit tartışmalara girerek, bütünlüğümüzü bozar, enerjimizi boşa harcarsak; mutlaka bu boşluğu dolduracak başkaları çıkacaktır.

Pazarı düzenlemek için hukuk oluşturmak gerekir. Ürünü tanımlamak, bunlara ait analiz yöntemlerini belirlemek ve bu ürünlerin başka ülkelerden satın alımı ve/veya başka ülkelere satışı ayrı/ayrı üzerinde çalışılması gereken konular.

Bu yönetmeliğe eleştirel yaklaşanlarında olduğu açıktır. Bu kişiler hiç para harcamadan yani vermeden nasıl alabilirim diyenlerdir.

Bizim inancımıza göre Tanrı bile önce vermekte, sonra geri almaktadır. Bazı üreticiler yerden bağımsız sistemi reddetmekte ve bunun yapılmasının makinecilere pazar açacağını ifade ederek rahatsızlıklarını dile getirmektedir.

Bu kişilere tek bir sorum vardır: Siz bu işi niçin yapıyorsunuz? Para kazanmak için değil mi? Solucan gübresi üretmeye niyet edenin niyeti iyi de, makine üretmeye niyet edenin niyeti neden kötü olsun ki? hatta makinecilerin yıllarını eğitimle geçirip mühendis olduklarını da dikkate alırsak bunu nasıl reddedebiliriz?

Ben kazanayım, ancak başka kimse kazanmasın demek bencillik ifadesidir. Yine ısıl işlem tartışmasında da birkaç şey söylemek isterim, bahsedilen insan sağlığı bakımından risk oluşturan mikro organizmalardır.

Böyle bir mikrobu kontrolsüz biçimde yaymanın serbest yayılmasını istemek nasıl bir anlayıştır.

Bugün sütü bile mikroplardan arındırmak için kaynatarak içen anlayış, insanı öldürme riski bile taşıyan sığır boku kaynaklı bir gübreyi hiçbir ısıl işleme tabi tutmadan insanlara sunmayı nasıl düşünebilmektedir(?)

Sürekli olarak toplumsal medyada dünyada bunun örneği var mı(?) gibi tartışmalara da rastlıyoruz. Dünya da solucan gübresi iş kolu kendini ispat etti de, bizim mi haberimiz olmadı(?) İki kıtada iki firmanın iyi üretici olması o ülkelerde bu iş kolunun yaygınlaşıp geliştiğini ifade etmeye yeter mi?

Bugün Hindistan da 100 bin üretici var denmesine rağmen size bir istatistik bile sunamamaktadırlar. Üretim yerlerine pis kokudan girilememektedir.

Böyle bir konumun gelişmişlik olduğunu söyleyebilir miyiz? Böyle ülkeler bize bir model olabilir mi?

Türkiye bu işe Tosgeb sayesinde bilimsel temelli başlamıştır. Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (SAV) ” ilim Çin’de bile olsa git al gel’ demektedir.

Keza ulu önderimiz Atatürk de bu görüşten beslenerek ‘Yaşamda en gerçek yol bilimdir”, ‘Bir gün benim görüşlerim bilimle ters düşerse, bilimi tercih ediniz” demektedir.

Tosgeb ailesi olarak bu eksende yolumuza devam edeceğiz. Bu işte bilimle ilerleyerek birkaç yıl içinde önce öncü olacak ve ardından dünya’ya da örnek olacağız.

Bunun için tüm üreticilerimiz kullandıkları terimleri Türkçe kullanmaya özen göstermeli, Başkalarının dili ile uydurukça konuşmamalıdır.

Hiçbir insan başka bir ulusun dili ile bilim yapamamıştır. Teknik geliştirememiştir. Bu nedenle bilimcilerimizden başlayarak tüm üreticilerimizin Türkçe konuşmalarını uydurukçalardan arınmalarını önemle rica ediyorum.

Ülkemizde en az 2000 üretici olduğunu görüyorum. Bunların içinden çıkacak öncü olacak yatırımcılara ihtiyacımız vardır.

Bugün bu aşamaya gelmemizin temelinde, Burçin Karaba’nın öncülüğü vardır.

Onun geçmişte cesaretlendirmesi ile bu alana girenlerin bugün onu bu yüzden suçlamaya hakları yoktur. Tüm solucan gübresi üreticilerinin bu gerçeği bir an bile unutmayacaklarını umuyorum.

Hiçbir üretim sürecinde olmayıp, toplumsal medya sayfalarında gerçek üretici imiş gibi sürekli parazit üreten çevrelere de artık bu işleri bırakmalarını öneriyorum.

Solucan gübresinin teknik kullanılarak yapılmasında, Akme Solucan Gübresi üreticisi Mehmet Aksoy’un geliştirdiği ısıl işlem ünitesini de kapsayan yarı otomasyon ve Tekirdağ’daki Riverm bünyesindeki Rivo’s Teknik şirketinin patentine sahip olduğu SAS hasat sistemi ülkemizin kazanımlarıdır.

Bu makineler üretim süreçlerini daha hijyen hale getirmekte gelecekte de umut vadetmektedir. Üreticilerimiz arzu ettikleri teknolojiye bu şirketlerle iletişim kurarak ekonomik biçimde ulaşabilirler.

Derneğimize henüz üye olmayan ancak başarılı uygulamalar yapan başka teknoloji üreticilerinin de olduğunu biliyoruz. Bunların bir bölümü de bir süredir bizimle iletişim halindedirler.

Solucan gübresi üreticileri için bu şirketlerin varlığı bir avantajdır. Derneğimiz bundan sonraki süreçte bu teknoloji şirketlerini denetleyerek üretilen ürünlerin yeterliliklerini test edecek ve solucan gübresi üreticilerinin yanıltılmaması için çalışacaktır. (AA)

 

&nbsp

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: