İmamoğlu ve Yıldırım açık oturumu…

16 Haziran 2019’da sayın İsmail Küçükkaya’nın yönettiği, Ekrem İmamoğlu, Binali Yıldırım arasında 3 saat süren, ikili açık oturumu, yandaşlıktan sıyrılıp yalın gözle bakarsak eğer, şunlar göze çarpıyor.

Prof. Dr. Övgün Ahmet ERCAN açık oturumu değerlendirdi….

16 Haziran 2019’da sayın İsmail Küçükkaya’nın yönettiği, Ekrem İmamoğlu, Binali Yıldırım arasında 3 saat süren, ikili açık oturumu, yandaşlıktan sıyrılıp yalın gözle bakarsak eğer, şunlar göze çarpıyor.

İMAMOĞLU- Eşiyle açık oturuma gelişinde uygar bir görüntü sergiledi. 


YILDIRIM – Eşiyle açık oturuma gelişinde çağdışı bir görüntü sergiledi.

İMAMOĞLU – Yorgun, tuygan, gergin, asık yüzle oturdu.


YILDIRIM -Dingin, çekingen, ancak güler yüzle oturdu.

KÜÇÜKKAYA– Duruşu, konuşması, konuları izlemesi, süreye uyması, ek süre tanıması ile güven verdi. Sorularının türü ile düzenlenişi daha çok İmamoğlu’na yarıyordu.

İMAMOĞLU– Uzun tümceler kullanarak konuştu. Gerginliğini, ara verilinceye dek atamadı. Yüzü hiç gülmedi. Ürperikti. Süre kullanımı iyi değildi.


YILDIRIM- Kısa tümceler kullanarak konuştu. Dingin, güler yüzlüydü, kendine güveni olduğu izlenimini verdi. Süre kullanımı iyiydi.

İMAMOĞLU– Kaygılı, sesini yükselterek konuştu. Saldırılar karşısında direncini korumaya çalıştı.


YILDIRIM– Dingin, alçak sesle konuştu. Sorgulamalarda haksız olduğu yerlere değinmeden geçti. İnandırıcıydı.

İMAMOĞLU– Oldukça ince, kırmayan, dökmeyen iyi bir davranış gösterdi. Beyefendiydi.


YILDIRIM– Bıçkın bir biçimde, suçlayıcı, yakışıksız konuştu. “Yalan”, “Çaldılar” sözlerini sıkça, sinirlendirmek için kullandı. İmamoğlu’nu baştan sona gerdi. İmamoğlu bu çengelden kurtulamadı. Ne de, Yıldırım bu sözleri açıklayabildi. Ölçüsüzdü.

İMAMOĞLU– Yoksulluk ile yolsuzlukları anlatmada başarılıydı.


YILDIRIM– Yatırımlar ile tasarılarından çok, 25 yılda yapılanları, ayrıca ulaşım bakanlığında iken yaptıklarını kendine yordu. Doğru olmasa da etkili oldu.

İMAMOĞLU– İstanbul kenti için Erdoğan’ın kent suçlusu olduğunu ileri sürdü. Yerinde bir vurgulamaydı.


YILDIRIM- Dikey kentleşmenin, CHP’li belediyelerde olduğunu söyleyerek bu savı söndürdü.

İMAMOĞLU– Deprem konusunda önlem olarak pek bir şey söylemedi.


YILDIRIM- Deprem konusuna hiç değinmedi.

İMAMOĞLU– Sığınmacılar konusunda tavrı açık, ayrıca benimsenir nitelikteydi.


YILDIRIM– Devletin tutumu ile düşüncelerini aktardı ki, yanlıştı.

İMAMOĞLU– İmamoğlu ikinci yarıda kendini buldu. Tuyğanlığını, gerginliğini attı.


YILDIRIM- İkinci yarıda düştü, yoruldu, anımsama gücünü yitirdi.

İMAMOĞLU– 31 Mart seçimlerini savunmada yetersiz kaldı.


YILDIRIM– 31 Mart seçimlerinde yaptığı karalama, karasız ile kendi seçmeni üzerinde inandırıcı oldu. Karalamaları kanıtlayamadı.

İMAMOĞLU– Karalamaları yeterince savundu, ancak Yıldırım ustaca kanıt vermedi.


YILDIRIM– Karalamalarda YSK’yı değil “Millet’i” sorumlu tuttu, başardı.

İMAMOĞLU– Yüzde 60 belleğini kullanarak akıcı, etkileyici konuştu.


YILDIRIM– Yüzde 20 belleğini kullanarak, yüzde seksen belgelere bakarak konuştu. Okuduğunda etkisizleşti.

İMAMOĞLU– Gençliği ile erkinliği güven verdi.
YILDIRIM– Yaşlılığı ile güresizliği dışa yansıdı.

İMAMOĞLU– Partilerden arınarak konuştu.
YILDIRIM– Erdoğan’ın adını anmadan, ondan güç almadan konuştu. Ankara desteği dedi.

İMAMOĞLU – İnancı, Atatürk’ü kullanmadı.
YILDIRIM– İnancı, Osmanlı’yı kullanmadı.

İMAMOĞLU– Toplumsal yatırımlar, İstanbul’un erişeceği son boyut, yoksullukla, yolsuzluklarla, işsizlikle, eğitimsizlikle savaş konusunu iyi işledi. Çok oy topladı.


YILDIRIM– Yolsuzluk yok dedi. Yoksulluğa hiç değinmedi. Ulaşım konusunda tasarılar başarılıydı. Yerleşim tasarımı konusunda, İstanbul’un geleceği konusunda hiçbir önerisi yoktu.

İMAMOĞLU– Yoksullardan, gençlerden, aydınlardan, işsizlerden, Cumhuriyetçilerden, bilimgüderlerden oy alır.
YILDIRIM- İş adamlarından, üstlenicilerden, inançlılardan, bağnazlardan, eğitimsiz kitleden oy almayı sürdürür.

Özet olarak, İmamoğlu, Yıldırım’a açık oturum önererek, bundan yarar değil, zarar görmüştür.

Seçmenin üzerinde en büyük etki; yolsuzluk, yoksulluk, umutsuzluk, akçalın kötüye gitmesi, yarın güvencesi olmamasıdır.

Erdoğan alandan çekilerek, seçimin kendi için bir güven oylamasına dönüşmesini engellemiştir.

Her şeye karşın ibre, Yıldırım’dan yana döndü.

İmamoğlu elinden gelenin en çoğunu yaptı. Seçimi kendi kişiliğini, doğruluğunu, iyi yurttaş olma özelliğini kullanarak ap ak sürdürdü. Çok yoruldu. Şimdi, şu son haftada görev, artık İstanbullu seçmende. Karanlığa gömülmemek için, var gücüyle elinden geleni kendi geleceğini kurmak için yapmalı.

Uğurlusu olsun.

17 Haziran 2019, İstanbul.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir